Herkes vegan olsa ne olurdu?

Herkes vegan olsa ne olurdu?

Fransız Le Monde Gazetesi’nde veganlıkla ilgili bir makale yayımlandı, Fransa’da yaşayan, Fransızca Dilbilimcisi, üniversiteden arkadaşım Alper’den rica ettim, makaleyi çevirip bana gönderdi. Kendisine çok teşekkür ederim.

Makalenin çevirisi: Vegan beslenme şekli hiçbir hayvanı ve hayvandan elde edilmiş hiçbir şeyi tüketmemeye dayanır. Bu yaşam tarzını savunanlar, Fransa’da küçük bir azınlığı oluştursa da, L214 (Fransa’daki vegan ve hayvan hakları kuruluşu) gibi bazı kuruluşların yayınladığı mezbahalarda ve hayvan yetiştirme yerlerinde çekilmiş şok edici videolarla kendilerini tanıtıyorlar. Tam olarak kaç kişinin bu yaşam tarzını benimseyip takip ettiğini değerlendirmek zor, ancak Fransa’da %100 bitkisel yemek yapan/satan gıda dükkanları son zamanlarda hızla artıyor. Xerfi’ye (Fransa’da ekonomik analizler yapan şirket) göre 2016’da bitkisel yemek yapan/satan dükkanlardaki artış %82’dir. Etin ve hayvansalların aşırı tüketiminin karbon açısından ve çevre için kötü olduğu bilinen bir gerçek, ama eğer yarın herkes vegan olsaydı gezegenimize ve insanlara nasıl bir etkisi olurdu?

1. Sera gazı %70 oranında düşer. Hayvan yetiştiriciliğinden ötürü %15 oranında sera gazı ortaya çıkıyor. Bu oran vegan bir dünya ile %70 oranında düşebilir.

2. İnsanların süreceği tarla oranı artar. Hayvanlar, enerjilerini yedikleri otlardan karşılıyorlar. Etten 1 kalori almak için 7 kalori bitkinin tüketilmesi gerekiyor. Hayvanların otladığı yerler yerine, oralarda bitki yetiştirilmesi gerekecek. O tarlalarda yemek için hayvanlar yetiştirilmezse, direkt olarak insanlar o tarlalardan beslenmeye başlayacak. O yüzden, tarlalar insanlara bitki sağlamak zorunda kalacak.

3. Aslında herkesin vegan olması zengin ülkelere yarayacak, fakir ülkelere değil! Çünkü bitkisel beslenme kalp rahatsızlıklarını ve bazı hastalıkları düşürecek ama zaten fakir olan ülkelerde kıtlık yaşanmakta ve hayvansal ürünleri yani balık, inek gibi beslenmeyi ortadan kaldırdığımızda bu kıtlık yaşayan kişiler direkt olarak ölüme bırakılacak.

4. Düzenli bir yetiştiricilik olmadığından inek, domuz, tavuk gibi hayvanlar kendi hallerine bırakılacaklar ve insanların yönlendirmesi olmadığından ölecekler. Hayvanlar ölecektir ama yine de yaşamaya devam edeceklerdir. Bugün yetiştiricilik dolayısıyla daha fazla hayvan var, ama aslında o hayvanlar da birşekilde en sonunda ölüyorlar yumurtladıktan sonra, et verdikten sonra. Evet, yaşamaya devam edeceklerdir ama çok düşük sayılarla devam edeceklerdir. Mesela, bu hayvanlar özel bir alana konulmuş hayvanlar olarak yaşayabilirler. (Videoda çitle örülmüş alan gösteriliyor.)

5. Hayvanların tüketilmediği bir toplumda, hayvanların statüsü ne olurdu ?

Bu soru üzerinde filozoflar tartışıyor. Zoopolis kitabında yazar, tüketilmeyen hayvanlara çocuk veya engelli insan statüsü verilmesini öneriyor.

Yazar notu: Tüm dünya vegan olsa, elbette hayvanların yaşamlarını buna göre planlamak gerekecek. Burada başta veterinerler olmak üzere herkese çok fazla görev düşecek. Haberdeki bazı bahanelerin ardına sığınmadan oluşturulabilecek vegan bir dünya mümkün. Kölelik de bundan 200 yıl önce normal karşılanıyordu. Kölelik bittikten sonra nasıl “Bu insanları ne yapacağız?” diye düşünülmediyse hayvanlara karşı da aynı özeni göstermeliyiz.

Makale ve vidyonun aslı:

http://www.lemonde.fr/festival/video/2017/08/30/que-se-passerait-il-si-tout-le-monde-etait-vegan_5178386_4415198.html?utm_campaign=Echobox&utm_medium=Social&utm_source=Twitter#link_time=1504196963

Yorumlar

Previous Haftalık vegan menü örneği
Next Kolay bitter çikolata yapımı

About author

You might also like

Haberler

Vegitisyen anlatımıyla Vegan Antakya Mezeleri atölyesi

Vegan beslenme deyince akla yurtdışı menşeili ürünler ve yemekler geliyor, aslında memleketimiz yemekleriyle, doğal ürünleriyle bir vegan beslenme cenneti. Özellikle, memleketim Antakya’nın Akdeniz ve Arap Mutfakları’nın bir bileşimi olan dünya

Haberler

Hatay Usulü Vegan Tuzlu Yoğurt

Hatay Usulü Tuzlu Yoğurt, pazar kahvaltılarına çok yakışıyor. Tuzlu Yoğurt, bilindiği üzere aslında hayvansal kaynaklıdır, ama ben bu aralar kafayı Yöresel Antakya Sofrası’yla bozduğum için her şeyin veganını yapmaya koyuldum.

Haberler

Yenidoğan Koliği’nin tedavisinde annenin diyet değişikliğinin rolü

Yenidoğan bebeklerde hayatlarının 2. haftasından 3. ayına kadar, özellikle akşamları başlayan sürekli, aşırı ve ataklar halindeki ağlamalara İnfantil Kolik (Yenidoğan Koliği) denir. İnfantil Kolik, yenidoğanların %40’ında görülüyor (1). Günde ortalama