Türkiye’nin vegan demir kadını: Nevşin Mengü

Türkiye’nin vegan demir kadını: Nevşin Mengü


Veganlık, veganizm, hissedebilen hiçbir canlıyı sömürmeden ve öldürmeden, ekolojik sistemi bozmadan yaşamanın mümkün olduğunu savunan, bir canlı türünün diğerinden üstün olmasına karşı duran, bütün hissedebilen canlıların en temel hakkı olan yaşama hakkını eşit bir şekilde savunan bir yaşam biçimidir. Bu yaşama biçiminin etik, sosyolojik, ekolojik, sağlık, beslenme gibi birçok boyutu var. Biz de CNN Türk Ana Haber Sunucusu, aynı zamanda vegan bir sporcu olan Nevşin Mengü ile veganlığı, sporu, beslenmeyi, “vegan bir sporcunun nasıl beslendiğini” konustuk.

Nevsin ile bir meslektaşımla beraber yürüttüğümüz “Vegan bireylerin beslenme ve sağlık durumlarının değerlendirilmesi” çalışmasına katılımcı olduktan sonra tanıştık. Sonra triatlon ve Ironman yaptığını öğrendim. Derken spor organizasyonlarında karşılaşmaya başladık ve sonunda bu röportaj ortaya çıktı. Umarım, bu yaşam biçimini insanlara en dogru şekilde anlatabiliriz. 1 Kasım Dünya Vegan Günümüz kutlu olsun. Daha güzel bir gezegen için…

1. Merhaba Nevşin, seni CNN Türk Ana Haber Bülteni’ndeki özgün haber sunumlarından tanıyoruz. Gündem, özellikle bizim gibi ülkelerde bazen çok hızlı değişiyor. Bu seni yoruyor mu? Ana akım medyada çalışmanın başlıca zorlukları neler?

Yormaz mı? (Gülüyor) Günde 24 saat çalışıyoruz aslında. Bir de insanın psikolojisini bozucu binbir gelişmeyle cebelleşiyoruz. Yalan söylemeyeceğim, hem zor hem de eskisi gibi değil, tatsız artık. Bir de pek çok konuda “dikkatli” olmak zorunda olduğumuz için habercilik yaparken yaratıcılık falan da kullanılamıyor. Eskiden bu işi yaparken ortaya aklımızı, yüreğimizi koyar eğlenirdik; şimdi ise zaten durum ortada, söylenecek başka bir şey yok.

2. Sunucu, haberci kimliğinin yanında aynı zamanda bir triatletsin. Son bir yılda birçok organizasyonda yarıştın. Peki, triatlon ve IRONMAN hikâyen nasıl başladı*?

Çocukluğumdan beri hep bir şekilde spor yaptım aslında. At üstünde büyüdüm bir yerde, biniciydim gençken. Sonra İran’da yaşarken kayak yaptım, biraz okçulukla ilgilendim. Türkiye’ye döndüğümde uzun mesafe koşmaya başladım. Sonra da arkası geldi. Yüzme ve bisikleti de ekledim, şimdi triatlona devam. Çok keyifli bir spor. Kendinin hem fiziksel hem de mental sınırlarını görüyorsun, o sınırları zorluyorsun. Konfor alanından çıkıyorsun. Başta korkutucu geliyor konfor alanını terk etmek ama daha sonra keyif vermeye başlıyor.

nevsin-mengu

Fotoğraf: Mahmut Cinci

3. IRONMAN gibi bir spor organizasyonunun ülkemizde yapılıyor olması gerçekten umut verici. Bu yıl Gloria IRONMAN Turkey 70.3’ün ikincisi yarışıldı. Katılımcılar arasında sen de vardın. Yarış izlenimlerini ve kendi yarışını bize anlatabilir misin? Her şey yolunda mıydı pazar günü?

Hava harikaydı. Organizasyon çok iyiydi. Yüzme etabı, rüzgar olmadığı için oldukça hızlıydı. Bisiklet etabında zamana karşı değil yol bisikletiyle yarıştım, bu benim için dezavantaj oldu. Zamana karşı bisiklet, düz parkurlarda kesinlikle çok şeyi değiştiriyor. Half Ironman ve Ironman yarışlarında, bisiklet etabında başka bir sporcunun rüzgarına girmek yani draft yapmak aslında yasak. Ama yapanlar oldu, bu kural ihlali biraz haksız rekabete yol açtı. O konuda şikayet eden çok atlet oldu. Koşu parkuru çok keyifliydi. Gerçi bisiklette hata ettim, az beslendim bu sefer. Çünkü, vegan barlarımı yanımda götürmeyi unuttum. Piyasadaki içinde hayvansal olmayan ürünlerle idare etmek zorunda kaldım. Bu da koşuda istediğim tempoya çıkamamama yol açtı. Malum, Gloria Ironman 70.3 gibi half Ironman yarışlarında önce 2 kilometre yüzüyoruz, hiç durmadan bisiklet etabına geçiyoruz ve 90 kilometre pedal çeviriyoruz, burada bisiklet üzerinde aç kalmamak çok önemli. Çünkü, bisiklet etabının hemen ardından gelen 21 kilometrelik koşu etabında katı tüketemeyiz, koşuda katı yemek mideyi mahvediyor, onun için bisiklette katı beslenip aç kalmamak lazım. Neyse, sonuçta her yarış bir tecrübe.

4. Bir habercisin, aynı zamanda triatletsin, bunların yanında bir de vegan triatletsin. Triatlon, enerji yönetiminin önemli olduğu bir spor branşı. Peki, vegan bir sporcu olarak antrenman ve yarış öncesi, sonrasında ve yarış sırasında nasıl besleniyorsun? Bize bir yarış günü beslenme planını anlatır mısın?

Vegan bir sporcu olarak doğru beslenmek atla deve değil. Şimdi yalan söylemeyeceğim, demir ve B vitamini eksiğim oluyor sürekli. Takviye alıyorum. Misal bugün hafif bir yüzme yaptım aç karna, öğlen zeytinyağlı barbunya ve ıspanak kavurma yedim. On numara öğün oldu. Yarış günleri, yarıştan bir gün önce fırında patates, humus, kısır gibi şeyler yiyorum. Yarış sabahı kuru meyveleri ve yulafı sıcak su ile ıslatıyorum, süper bir yarış öncesi öğünü oluyor. Yarış esnasında, biraz önce de bahsettim, ya kendi yaptığım tarifi ya da vegan barları, ara ara da muz tüketiyorum. Bunun yanında enerji jelleri, çoğunlukla yarış sırasında tükettiğimiz yoğun şeker içeren vegan friendly ürünler.

5. Vegan beslenme, belli bir bilinç seviyesinde düzenli ve çeşitlendirilmiş bir şekilde uygulandığında sağlığın kalitesini arttırıyor. Sen kendi beslenme programını nasıl düzenliyorsun? Vegan beslenirken temelde hangi konulara dikkat ediyorsun?

Bu konuda uzman değilim, o senin alanın. Sağlık boyutu bir yana ben etik olarak hayvanları sömürmeye hakkımız olmadığını düşünüyorum. Çünkü ona bakarsan en sağlıklısı(!) insan eti, keselim birbirimizi yiyelim sağlık diyorsak madem. Hayvanları ve salgılarını yemeğe hakkımız yok, benim için bu kadar basit olay.

6. Veganlara, özellikle vegan sporculara çok sık sorulan “Proteini nereden alıyorsun?” sorusunu ben de sana yönelteceğim. Sahi, proteinleri nelerden alıyorsun?

Yani ben öyle çok takmıyorum protein de protein diye. Mercimektir, fasülyedir, severim zaten onları tüketiyorum. Tofu gerçekten çok severim, onu yiyorum. Kuru yemişlerde bazen ölçüyü kaçırıyorum, kaçırmamam lazım. 🙂

nevsin-mengu-1

Fotoğraf: Mahmut Cinci

7. Yapılan çalışmalar, sporcularda ihtiyaçtan fazla protein alımının kas yapımına ve sportif performansa hiçbir etki sağlamadığını ortaya koydu. Sporcularda başta protein tozları olmak üzere besin takviyelerine ciddi bir yönelim var. Besin takviyesi alıyor musun? Besin takviyeleri sence gerekli mi? Gerekli olduğunu düşünüyorsan ne zaman takviye yapılmalıdır?

Sporcularda düşüşü sık görülen demir eksikliğini ben de yaşıyorum. Bu yüzden demir takviyesi alıyorum. Bunun dışında B vitaminleri takviyesi de alıyorum.
Triatlon gibi dayanıklılık gerektiren spor dallarında kas yıkımı oluyor, vegan olsan da olmasan da. Bu nedenle, Dallı Zincirli Aminoasitler (BCAA) ve Glutamin amino asit takviyesi alıyorum. Şimdi bir arkadaşım ABD’den vegan protein tozu gönderdi. Kışın sert antrenmanlar başlasın, onu deneyeceğim.

8. Dünyada pek çok sporcunun vegan beslendiğini görüyoruz. Hepsinin hikayesi farklı. Peki sen, vegan beslenmeye ne zaman ve nasıl karar verdin? Bu kararı verirken nelerden etkilendin?

Ben el kadar çocuktum, et yemeği reddediyordum zaten. Bakın bu “common sense”. İnsan vicdanı evrim geçirir. Arkaik dönemlerde çocuklarla cinsel ilişkiye girmek normal karşılanıyordu. Şimdi bakınca manyaklık, değil mi? İşte hayvan sömürmek de böyle. Evet, ağır benzetme oldu ama olsun. Benim gözümde hayvanları direk öldürüp yemenin ve salgılarını (süt, tereyağı vb.) yemenin çocuk taciziyle farkı yok.

Ortaokulda vejetaryen oldum. Ankaralıyım ben. O dönemde herkes hasta, manyak gözüyle baktı. Ama ailem destekledi hep. Bir gün “Yemeyeceğim artık” dedim, mesela babam direkt “Evet, daha sağlıklıymış, yeme ne olacak?” dedi. Keşke o zaman vegan olsaymışım.

9. Veganlık, “yaşama hakkı” temelinde ekolojik, etik, sağlık, sosyolojik birçok boyutu olan bir konu. Bir vegan olarak bu konuların neresindesin? Veganlık sence tam olarak nedir?

Benim için veganlık sağlıklı yaşam trendi değil. “Vegan besleniyorum, ama arada somon yiyorum” gibi kafalar var. Ben öyle değilim. İnsanoğlu kendini pek değerli, pek üstün görüyor. Değiliz! Evrenin bir parçasıyız ve her önümüze gelen şeyi yok ederek yaşamamız gerekmiyor. Başkalarının da yaşam hakkına saygı duymak durumundayız.

Nevşin Mengü

Fotoğraf: Mahmut Cinci

10. Peki, vegan beslenme hayatına ne gibi değişiklikler kattı? Kendinde fark ettiğin değişimler neler oldu?

Ben çok küçük yaşımdan beri vejetaryen olduğum için aşırı bir şey değişmedi. Şarap sevdiğim için peynir severdim şarabın yanında. Çok güzel vegan peynir yapan yerler var. Evde de çok kolay yapılabilir. “Uncheese” diye bir kitap aldım, envai tarif var. Zaman zaman da yanımda, çantamda yemek taşıyorum. Alakasız yerde aç kalmayayım diye.
Eskiden diğer insanların et yemesini çok da takmazdım ama sanırım yaşlandıkça hassaslaşıyorum, et yiyen insanların umarsızlığına takılıyorum biraz. Ama, sosyal hayatta idare etmeye çalışıyorum.

11. Vegan beslenen sporculara önerilerin var mı?

Elbette, sporuna göre değişir. Aslında sporcu olalım olmayalım, vegan olalım olmayalım zaten düzenli sağlık kontrolünden geçmeliyiz. Özellikle, yoğun spor yapanlar sık sık kan ölçümlerini yaptırsınlar. Demir depoları sporcularda birden boşalıveriyor malum.

*Bilmeyenler için: Triatlon, yüzme, bisiklet, koşunun farklı mesafelerde ardı ardına yapıldığı bir spor disiplini. Ironman de, 3.8 kilometre yüzme, 180 kilometre bisiklet, 42 kilometre koşunun ardı ardına yapıldığı bir triatlon branşıdır. Yarı(Half) IRONMAN ise IRONMAN’deki yüzme, bisiklet ve koşu mesafesinin yarıya indirilmiş halidir. Türkiye’deki Gloria IRONMAN Turkey 70.3 de bir Half IRONMAN yarışıdır.


Previous Vegan beslenme çocuklar için uygun mu?
Next Çocukken dayatılan algılara karşı veganlık ve sağlıklı beslenme

About author

You might also like

Sağlıklı Beslenme

Çocukken dayatılan algılara karşı veganlık ve sağlıklı beslenme

Veganizm, temelinde hayvansal gıdaları tüketmemeyi bulunduran bir anlayış. Bununla birlikte hayvanların kozmetik, sanayi, bilim gibi konularda da kullanılmaması gerektiğini, her canlının yaşama hakkının korunması inancıyla savunan bir ahlak felsefesi aslında.

Vegan Beslenme

Veganlar da süt içer

Vegan beslenenler için besin yetersizlikleri oluşabileceği yönünde birçok inanış ve bilgi var. Bu, tartışmaya ve bilimsel gelişmelere açık bir konu. Ancak, biz beslenme ve diyet uzmanlarının yapması gereken, hayvansal olmayan

Röportajlar

Müzikte kolektif bir dünya insanı: Bülent Ortaçgil ile röportaj

Aklın havadaysa ve sen yerdeysen, yan yana ayrı düşmüşsen… Denizi özlediysen ve denizden uzaksan, siste bağıran vapur düdüğünü her duyduğunda biraz Ortaçgil dinlersin aslında… Bülent Ortaçgil şairliği, müzisyenliği, duruşu, müziğe kattıkları