15 dakikada hazırlanabilecek vegan yemekler

10 Jun 2018 no comments Kevser Başkara

Lezzetli, sağlıklı ve 15 dakikada hazırlanabilecek vegan yemekler:

  1. Nohutlu, mantarlı kabuklu pirinç pilavı: Önceden buzluğa attığım nohutları çıkarıp, domates, soğan, mantarlar, kabuklu pirinç ve baharatlar, salçayla karıştırıyorum. Ocağa koyuyorum.Tarif bulgurla da yapılabilir.

  1. Humuslu salata: Her renk çiğ sebze ve humus karışınca harika şeyler oluyor:)
  2. Çiğ Dürüm:Çiğ dürüm, içine pncar ekleyip yaptığım enfes bir yemek, şaşırdınız değil mi? Yemek:) Koca bir marul, karalahana, ıspanak yaprağının içine ekleyebildiğim her şeyi ekliyorum.
  3. Karışımiks:Ev yapımı bitkisel süt, içine keten tohumu, kabak çekirdeği, yulaf ezmesi, bir adet Anamur Muz ekliyorum. Sabah Cankurtaranı:)
  4. Bakliyat çorbası:Mercimek, kuru nohut, bulgur, salça ile yaptığım pratik bir yemek.

NOT: Tarifler kişisel değildir. Benim kendi beslenmem için hazırladığım, bana uygun tariflerdir.

Okuma önerileri:

Günlük vegan beslenme nasıl planlanmalıdır:

http://vegandiyetisyen.com/haberler/gunluk-vegan-beslenme-plani-nasil-yapilmalidir

Haftalık vegan menü örneği:

http://vegandiyetisyen.com/haberler/haftalik-vegan-menu

Bütünsel Bitkisel Beslenme ile Arınma ve İnziva Kampı

09 Jun 2018 no comments Kevser Başkara

Son yılların en çok konuşulan konularından olan Bütünsel Bitkisel Beslenme, gezegenin ve insanın sağlığının iyileştirilmesinde , hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde önemli bir çözüm olabilir. Bu beslenme şekli, Haziran’da Science’ta yayınlanan gelmiş geçmiş en büyük çevre araştırmasında da ifade edildiği üzere 6. yokoluş ile yüzyüze olan Mavi Gezegeni’miz için de “tek çıkış yolu”.

 

Bir beslenme şeklinden bahsederken besinsel eksikliklerin oluşmaması adına konuyla ilgili bilimsel veriler üzerinden gidilmeli, pratikler geliştirilmelidir.

 

Peki, nasıl yapacağız? Bütünsel Bitkisel Beslenme (3B) ile ilgili uzman olan, konuyla ilgili pek çok çalışma yapmış Beslenme ve Diyet Uzmanı Kevser Başkara’nın verdiği bireysel, grup ve kurumsal eğitimlerle konuyu geniş çerçevede kavrayabilirsiniz. Bu eğitimlerden biri, doğanın en güzel armağanlarından biri olan Erdek Kapıdağ Yarımadası’ndaki Büyükova Koyu’nda düzenlenen Bütünsel Bitkisel Beslenme ile Arınma ve İnziva Kampı. Kampta verilecek eğitimlerden sonra bambaşka bir dünyanın kapısından girmiş olacaksınız.  

 

Yağ yakma, insülin direnci, şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları, besin alerjileri, Bütünsel Bitkisel Beslenme ilgili merak edilen konular (Omega 3 demir, kalsiyum vb.), beslenme şeklimizin gezegene, iklim ve çevreye etkisi, yoga ve bitkisel beslenme ilişkisi ile ilgili dolu dolu bir program sunulacaktır.

Şehir hayatından bunaldıysanız, hem tatil yapmak hem de yeni şeyler öğrenerek ufkunuzu genişletmek istiyorsanız, İstanbul’dan fazla uzaklaşmayayım, şöyle yakın yerler olsun.” diyorsanız, doğayla içiçe, orman ve denizin ortasında bir yer hayal edin o vakit. Kuş cıvıltılarının eksik olmadığı, yeşilin her halini bulabileceğiniz, bahçeden her sabah domates ve salatalıklarınızı toplayabileceğiniz, samimi sohbetler edebileceğiniz bir yer…

 

Şimdi derin bir nefes alın ve hayalinizi biraz daha genişletin: Yukarıdakilerin üzerine şunları da ekleyin: Uzmanından “Bütünsel Bitkisel Beslenme” eğitimleri alabileceğiniz, yoga eğitmeniyle yoga yapabileceğiniz, hastalıklarınız için önleyici ve tedavi edici, yakamadığınız yağlarınız için ezber bozan altın önerileri ve mutfak atölyelerini bulabileceğiniz bir eğitim merkezi… İşte burası KaraDut Kapıdağ… Ayak bastığınız, Aydınlanma Yolculuğu’nuz için hazırlanmış bir yer.

 

KaraDut’a yemyeşil bir yoldan girdiğinizde sizi Titrek Hanım karşılayacak. Kapıdan girdikten sonra yine yemyeşil kısa bir patikadan geçeceksiniz. Haydi, ayağınızdakileri çıkarın ve doya doya toprağa basın, yoldan geçerken dalından erik, biraz yukarı çıkarsanız yenidünya koparabilirsiniz. Yiyecek bir şeyler hazırlayalım derseniz bahçeden marul, yeşillikler, salatalık, domates, karpuz, kavun toplayabilirsiniz. Biraz serinleyeyim derseniz, deniz 4 dakikalık yürüme mesafesinde. Dinlendiniz ve trekking yapmak istediniz, KaraDut’un arka tarafı boylu boyunca Kapıdağ Yarımadası Ormanları.

 

Biz, 10-11-12 Ağustos’taki Bütünsel Bitkisel beslenme ile Aydınlanma Kampı’nda sizi bekliyor olacağız.

Bütünsel Bitkisel Beslenme ile arınma ve inziva kampı:

Kamp, tanışmanın ardından 10 Ağustos Cuma Akşamı 18.00’daki vücut analiz ölçümüyle başlayacaktır. Pazar öğle 13.00 gibi sona erecektir. Dileyenler kamp öncesinde ve sonrasında KaraDut’ta konaklamaya devam edebilir.

 

 

Program:

 

Sabah yogası

Vegan Diyetisyen’in Juice saati

Vegan Diyetisyen ile sabah kahvaltısı

Deniz, kum, güneş saati

Bütünsel Bitkisel Beslenme eğitimi + çiğ vegan mutfak atölyesi

Öğle yemeği

Konuk söyleşisi

Akşamüstü yoga enerji çalışması

Bütünsel Bitkisel Beslenme söyleşi

Hikaye anlatımı, film izleme

Konaklama:

İster odalarda konaklayabilir isterseniz çadır malzemelerinizle bahçede ya da Erdek’in güzel koylarında kamp kurabilirsiniz.

 

Ulaşım:

İstanbul’dan gelecekler için Bostancı ve Yenikapı’dan İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) ile gelmek oldukça kolay.

*Kamp ücretine ulaşım dahil değildir.

 

 

BAZI ÖNEMLİ HATIRLATMALAR:

Kamp 18 yaşın üzerindeki katılımcılara açıktır.

Kamptaki tüm menüler Beslenme ve Diyet Uzmanı Kevser Başkara tarafından hazırlanacak, tüm beslenme atölyelerini Başkara yönetecektir.

Kampa girmeden önce son 6 ay içinde yaptırdığınız tahlillerinizi size ileteceğimiz mail adresine göndermeniz gerekecektir. Gönderdiğiniz tahlillerden sonra sizden başka tahliller de istenebilir. *Belirtilmeyen bir hastalık ve ilaç kullanımından dolayı oluşabilecek sorunlarda sorumluluk kişiye aittir.

Kampa girdikten sonra detaylı vücut analiziniz, Inbody medikal vücut analiz cihazımızla Beslenme ve Diyet Uzmanı tarafından ölçülecektir.

Kampta kişisel beslenme ve diyet programı edinmek isterseniz bize kamp öncesinde ulaşabilirsiniz.

Kampa konaklamalı veya konaklamasız başvurabilirsiniz. Kamp için oda konaklamalı kontenjanımız her haftasonu grubu için 10 kişi ile sınırlıdır.

Bilgi, rezervasyon için [email protected] adresine mail gönderebilirsiniz.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Kevser Başkara kimdir?

 

Vegitisyen olarak da bilinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Kevser Başkara, Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunudur. Çölyaklı hastalara yönelik sosyal sorumluluk çalışmaları yapan Glutensiz Hayat Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi’dir. İstanbul Tıp Fakültesi ÇAPA Çocuk Diyabet ve Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Diyabet ekipleriyle diyabet çalışmalarında yer almıştır. 94.9 FM Açık Radyo’da her çarşamba 14.00’da yayınlanan Vegan Sağlık Programı’nı hazırlayıp sunmaktadır. Vegan yaşamaktadır. Bütünsel Bitkisel Beslenme çalışmalarını her platformda aktif bir şekilde sürdürmektedir. vegandiyetisyen.com adlı sitesinde vegan yaşam ve vegan beslenmeye dair içerikler paylaşmaktadır. Bütünsel Bitkisel Beslenme’nin, bütünsel sağlığın en önemli tamamlayıcısı olduğunu düşünmektedir.

 

 

Yoga Eğitmeni Pınar Serçe kimdir?

 

Eskişehir doğumlu Yoga Eğitmeni Pınar Serçe, Anadolu üniversitesi Halkla İlişkiler Mezunu’dur. Ulusal Radyo ve Televizyon’da DJ Spikerlik, F.D. Yapım’da belgesel ve filmlerde dublaj yapmaktadır. 2012 yılında Orijinal Yoga Sistemi ile tanışmıştır. Bu sistemi uygulayarak huzura ve coşku duyma durumuna nasıl hızlı ve güçlü bir şekilde geçiş yaptığına tanık olmuştur. Orijinal Yoga Sistemi için “Bu sistem herhangi birinin yaşamını iyileştirme ve daha iyiye taşıma potansiyeli sahip. Ailemde sevdiklerimi kaybettim. Bu deneyimin uyandırdığı derin minnettarlık sayesinde hayatımı başkalarına yardımcı olmaya adadım.”

Kampın yapılacağı bölge ile ilgili fotoğraflar:

Kamp fikrini Ozan ile beraber planladık

Böyle bir koy düşünün, denize girilecek alan burası…

KaraDut’a giriş…

KaraDut’un arka girişi…

KaraDut’un ön tarafı…

Odalardan biri…

Salon…

Fırınımız…

Evin kızı Titrek ile ben…

Siz gelmeden biz kavun, karpuz, salatalık, domatesleri ektik:)

Sizi KaraDut’a bekliyoruz:)

Ev yapımı diş macunu tarifi

02 Jun 2018 no comments Kevser Başkara

Vegan yaşamaya başladıktan sonra çoğu şeyi daha iyi sorgulamaya başladım. Kullandığımız deterjanlar, diş macunları, fazladan aldığımız gıdalar, giyecekler bizi daha fazla tüketmeye yönlendiriyor. Bu aşırı tüketimler, insan, hayvan ve çevrenin sağlığına zarar veriyor. Hiç düşündünüz mü? Evinizde kullandığınız temizlik ürünleri, kozmetikler nelerden yapılıyor ve nereye dökülüyor? Ekosisteme ne kadar zarar veriyor? En basiti diş macunları, kimyevi pek çok madde içeren diğer ürünler… 

 

Ev yapımı diş macunu tarifi için Zehirsiz Ev kitabının yazarı Mercan Yurdakul’a teşekkürler… Tarif kitaptan…

 

MALZEMELER:

 

  • 5 Çorba kaşığı Kalsiyum Karbonat veya ince elenmiş Beyaz Kil
  • 1 tatlı kaşığı Karbonat
  • 3-4 çorba kaşığı Gliserin veya içme suyu
  • 10 damla Nane Yağı
  • 1 çay kaşığı Stevia Tozu (İsteğe bağlı; gliserin kullandıysanız tatlandırmaya gerek olmayabilir.)

 

 

YAPILIŞI:

 

Kalsiyum Karbonat veya beyaz kille karbonatı bir kapta karıştırın.

Gliserin veya suyu ekleyerek macun kıvamına getirin.

Nane yağını ve tatlandırıcıyı ekleyin.

 

KULLANIM:

 

Piyasadaki diş macunlarını kullandığınız sıklıkta ve miktarda kullanın.

Fırçayı macunun içine daldırmak yerine, her seferinde dondurma çubuğu gibi bir araçla karıştırdıktan sonra fırçanıza sürün.

 

 

Dünya Şampiyonu Vegan Boksör Ünsal Arık, bir kez daha Avrupa Şampiyonu oldu

27 May 2018 no comments Kevser Başkara

Vegan Dünya Şampiyonu Boksör Ünsal Arık, Augsburg’taki Avrupa Şampiyonluk ünvan maçında Gürcü rakibini yenerek Avrupa Şampiyonu oldu.

 

Sporculuğu ve veganlığıyla takdir ettiğim ve başarılarıyla gurur duyduğum Sevgili Dostum Ünsal, yine ondan beklenileni yaptı ve şampiyon oldu. Şampiyonluğunun bir başka anlamı da vegan bir sporcu olarak bu başarıyı elde etmesi.

 

Son yıllarda dünyaca ünlü başarılı sporcular hem hayvanlar hem de performanslarını artırmak için vegan beslenmeye geçiyorlar. Takdir edersiniz ki, vegan beslenme ve spor, veganlıktan bahsedilince en çok merak edilen konulardandır. Protein miti gibi nedenlerden dolayı vegan sporcuların başarısız olacağı düşünülür. Ancak, ülkemizde ve dünyada pek çok profesyonel vegan sporcu var ve bu sporcular önemli başarılara imza atıyor. Dünyaya da önemli mesajlar veriyorlar.

 

Öyle ki, Ünsal diğer vegan sporcularda da gördüğümüz üzere boks gibi yüksek enerji gerektiren bir spor dalında vegan bir sporcu olarak göğsümüzü dünya ve Avrupa arenalarında kabartıyor. Kendisiyle sık sık görüşüyoruz. Beslenmesine oldukça dikkat ediyor. Elbette vegan cenneti Almanya’da yaşamanın verdiği avantajını kullanıyor, Almanya’nın vegan beslenme konusunda ileride oluşunun dahakkını yememek lazım:)

 

Yakında spor ve veganlık ile ilgili bir kitap da yazacak. Kitapta veganbeslenerek nasıl başarılı bir sporcu olunuru anlatacak.

 

 

Peki, sporcuların vegan beslenmesinin avantajları nelerdir?

 

  • Bağırsaklar bağışıklığın %80’ini oluşturur. Sağlıklı vegan beslenen bir sporcunun bağırsakları sağlıklı olacağından performansı da artacaktır.

 

  • Hayvansallar gibi yüksek iltihaplanma faktörlerini vücutlarına almadıkları için performansları oldukça yüksektir.

 

  • Yüksek antioksidanlı beslenirler. Spor sırasında vücutta oluşan oksidasyonu yok etmek için antioksidanlar oldukça önemlidir.

 

  • Son yıllarda profesyonel sporcuların kalp krizi geçirdiklerine sıklıkla rast geliyoruz. Bu da sporun tek başına kalp krizini önlemediğini ortaya koyuyor. Sağlıklı vegan beslenen sporcuların kötü kolesterolleri düşüktür. Kardiyovasküler sistemleri sağlıkla çalışır. Bu da sportif performansta büyük avantaj sağlar.

 

  • Sanıldığı kadar kas kütlesini artırmanın yolunun hayvansal protein değil iyi antrenman ve doğru vegan beslenme olduğunu bilirler.

 

 

Herkesin merak ettiği konu…

 

Elbette ki Ünsal da bazı takviyeler kullanıyor. Bu, yüksek performanslı her spor dalında geçerlidir. Ancak, Ünsal beslenmeyi bilinçli bir şekilde yapmaya çalışıyor. Bu konuda ilham veriyor, başarılarının devamını dilerim. Tüm dünyaya vegan olarak sportif pek çok başarıya imza attığı için binlerce kez teşekkür ederim. İyi ki varsın Sevgili Dostum Ünsal…

 

Sosyal medyadan vegan beslenmesini ve antrenmanlarını paylaşıyor. Takip etmek isteyenler için:

 

Instagram: d.e.e.r.b.o.o.s. / Ünsal Arık

Twitter: Ünsal Arık

Facebook: Ünsal Arık

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

D vitamini: Popülarite mi sağlık mı?

18 May 2018 no comments Kevser Başkara

D vitamini eksikliğini vegan beslenmeye bağlamak doğru mu?

Bilimsel bir arama motoruna “D vitamini” yazıldığında binlerce sonuca ulaşılabilir. Eksikliği birçok hastalığın nedeni olarak gösteriliyor ancak bu göstergeler ne kadar doğru? Son yıllarda D vitamini takviyelerine olan ilgi neden bu denli arttı?

 

D vitamini nasıl bir vitamindir?

Vitaminlerin çoğu, dışarıdan özellikle bitkisel besinler yoluyla alınır. D vitamini gereksiniminin ise %90’ı güneş aracılığıyla ultraviyole ışınları yardımıyla deride sentezlenir. D vitamini konusunda besinlere gereksinim yoktur. Deride sentezlenen D vitamini karaciğer ve böbreklerde işlemlerden geçerek aktif hale gelir. Sentez edilen D vitamini yağ dokuda depolanır. D vitamini bağışıklık sistemi, kalp damar sistemi, pıhtılaşma mekanizmalarında görev alır. Bağırsaklardan kalsiyum ve fosforun emilimi için gereklidir, bu bakımdan kemik sağlığı için önemli bir vitamindir.

 

D vitamini eksikliğinde ne olur?

Eksikliğinde bağırsaklardan kalsiyum ve fosfor emilimi aksar. Bunun sonucunda kemik hastalıkları ortaya çıkar. Kemik sağlığı açısından 25(OH)D’nin 12 ng/ml altındaki değerlerin eksiklik, 20 ng/dl’nin altındaki değerler yetersizlik, 20 ng/dl’nin üzerindekiler normal olarak belirtilmiştir. Kemik sağlığı açısından 25(OH)D’nin >16 ng/ml olmasının yeterli olduğu belirtilmiştir. (Global Consensus Recommendations on Prevention and Management of Nutritional Rickets, 2016)

Eksikliğinde kemik sağlığında bazı sıkıntılar görülür. D vitamininin 10 ng/dl’nin altında kemik sağlığı için tehlike sinyalleri çalmaya başlar. 5 ng/dl’nin altında olduğu durumlarda bağırsaklardan kalsiyum ve fosfor emilimi (daha çok kalsiyum) % 10-15 oranına geriliyor. Özellikle tip 1 diyabet, romatoid artrit gibi hastalıkların nedenleri sıralanırken D vitamini eksikliği sıklıkla dile getirilmektedir. Ancak, ortaya konan veriler neden sonuç ilişkisi kurmak için yeterli değildir. (Dietary Reference Intakes for Calcium and Vitamin D, Institue of Medicine, 2010)

 

D vitamini sınır düzeyi nedir?

Kaynakları taradığımızda karşımıza 30 ng/dl’nin altında derhal takviye verilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Ancak, güvenilir kaynaklardan Institue of Medicine’a göre kemik sağlığı açısından D vitamini düzeyini 20 ng/dl civarında tutmak yeterlidir. Bunun için ilk 1 yaşta günde 400 ünite(3 damla), 1-71 yaş arasında 600 ünite, >71 yaşlarda 800 ünite D vitamini gereklidir (1).

 

 

 

Fazla D vitamini almanın bir anlamı var mıdır?

Son yıllarda çocuklarda ve yetişkinlerde D vitamini zehirlenmesine önceki yıllara göre daha sık rastlanıyor. Bununla beraber kalp damar hastalıklarından kansere diyabetten obeziteye kadar pek çok hastalık D vitamini eksikliği ile ilişkilendiriliyor. Bu da rutin kontrollerde gerekli gereksiz D vitamine bakılmasına neden oluyor. Ancak aşırı D vitamini alımlarında bağırsaklardan fazla kalsiyum çekilmesi görülüyor ve böbreklerde kalsiyum taşı oluşumu kolaylaşıyor. D vitamini yükselmesi iştahsızlık, halsizlik gibi şikayetlerin yanısıra bağırsakların ve midenin bazı rahatsızlıklarına neden oluyor.

 

Sınır değerler nelerdir?

100 ng/dl üzeri hipervitaminoz, 150 ng/dl üzeri ise D vitamini zehirlenmesine neden olmaktadır (2).

 

Bebeklere ne kadar D vitamini verilmelidir?

Yenidoğan bebeklerde 1 yaşına kadar günde 400 ünite (3 damla) D vitamini verilmelidir. (T.C. Sağlık Bakanlığı D vitamini Bilim Kurulu önerileri, 2005)

 

Çocuklarda D vitamini kullanımı:

Bir yaşından itibaren 600 ünite, 7 yaşından sonra günde 800 ünite D vitaminine ihtiyaç vardır. Bunu yeterli güneşlenerek karşılamak mümkündür. (T.C. Sağlık Bakanlığı D vitamini Bilim Kurulu önerileri, 2005)

 

Gebelikte D vitamini kullanımı:

Gebeliğin 3. ayından itibaren ve süt verme döneminde günde 1200 ünite verilmelidir.

 

Peki, rutin izlemde 25(OH)D bakılmasına gerek var mı?

Rutin izlemde 25(OH)D bakmaya gerek olmadığı belirtilmektedir. Sadece, eksiklik konusunda risk grubunda olanlarda 25(OH)D bakılmalıdır. Bu grup, kemik sağlığı bozuk olanlar, kemik kırıkları görülenler, kas ağrıları olanlar, böbrek hastalığı olanlardır. D vitamini ile ilgili karara varmadan önce Alkelen Fosfataz (ALP) ve Parathormon (PTH) değerlerine de bakılmalıdır.

 

Obezite ve D vitamini ilişkisi?

Obezlerde 25(OH)D düzeyi düşük bulunabilir; ancak D vitamini ihtiyaçları obez olmayanlardan farklı değildir (3). Bu nedenle obezlere yüksek D vitamini vermeye gerek yoktur.

 

Kemik sağlığı ve D vitamini:

Institue of Medicine (IOM), D vitamini için Recommanded Dietary Allowance (RDA) belirlerken serum 25(OH)D değerinin iskelet sağlığı bakımından >20 ng/ml olmasını hedef olarak belirledi. Bunun için ilk 1 yaşta günde 400 IU, 1-71 yaş arasında 600, >71 yaşlarda 800 IU D vitamini gereklidir.

 

 

Tip 2 Diyabet ve D vitamini eksikliği ilişkisi

76,220 kişiden oluşan bir metaanaliz çalışmasında kan 25(OH)D vitamin düzeyleri ve tip 2 diyabet oluşum riski arasında kesin bir neden sonuç ilişkisi kurulamamıştır (4). Yine, 25(OH9D düzeyleri ve etkilerinin araştırıldığı başka bir çalışmada 12 hafta içinde takviye edilen D vitamininin açlık kan glikozu, insülin, insülin direnci üzerine bir etkisi olmadığı ortaya konmuştur.

Finlandiya’da tip 1 diyabet gelişimi ile ilgili yapılan bir çalışmada 25(OH)D düzeyleri ile tip 1 diyabetin oluşumunda etken olan otoimmünitenin bağı bulunamamıştır (5).

 

D vitamini kalsiyum emiliminde önemli bir vitamin türüdür. Peki kalsiyum hangi gıdalarda bulunuyor?

Recommended Dietary Allowance ( RDA): Tavsiye edilen günlük besin alım miktarı: Hedef toplumun  en az % 97,5’uğunun ihtiyacını karşılayan miktardır.

Vücutta en fazla bulunan mineral olan kalsiyumdur. Kalsiyum başlıca koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubakliyatlar,kuruyemişlerde bulunur.

Yetişkin bir insanın günlük kalsiyum ihtiyacı, 1000 mg civarındadır. 100 gram soya tohumunda 277 mg, 100 gram ketentohumunda 255 mg, 100 gram maydanozda 138 mg, 100 gram kurufasulyede 1000 mg kalsiyum bulunmaktadır. (United States Department of Agriculture)

 

 

 

D vitamini alımları için öneriler:

Hayatın ilk haftasından itibaren anne sütü alsın almasın tüm bebeklere  en az bir yaşına kadar, tercihen 3 yaşına kadar 400 ünite/gün D vitamini (günde 3 damla D vitamini) verilmelidir.

Günde 10.00-15.00 saatleri arasında 15 dakika kadar güneşe çıkılmalıdır.

Güneşlenme sırasında eller ve yüz çıplak olmalıdır.

Güneşlenirken güneş kremi kullanılmamalıdır.

 

Son olarak…

Kanser, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, otoimmün hastalıklar gibi iskelet dışı sorunlar ile D vitamini düzeyi arasında ilişki kuran birçok araştırma bulunuyor ve bu çalışmalar bize neden sonuç bağlamında net bir veri sunmuyorlar.

 

Kaynaklar:

(1) The 2011 Report on Dietary Reference Intakes for Calcium and Vitamin D from the Institute of Medicine: What Clinicians Need to Know, (96(1): 53–58, 2011)

(2) The Turkish Journal of Pediatrics, (54 93:98, 2012)

(3) Journal of Clinical Endocrinology  and  Metabolism, (97: 1146 – 1152, 2012)

(4) Diabetes Care, (36:1422-1428, 2013)

(5) Journal of Clinical Endocrinology  and  Metabolism, (101: 723-729, 2016)

 

 

 

Okuma önerileri:

Institue of Medicine raporları:

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3046611/?report=printable

https://www.nationalacademies.org/hmd/~/media/Files/Report%20Files/2010/Dietary-Reference-Intakes-for-Calcium-and-Vitamin-D/Vitamin%20D%20and%20Calcium%202010%20Report%20Brief.pdf

 

Sağlık bakanlığı D vitamini raporu:

http://cocukergen.thsk.saglik.gov.tr/daire-faaliyetleri/beslenme/752-bebeklerde-d-vitamini-yetersizli%C4%9Finin-%C3%B6nlenmesi-ve-kemik-sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-geli%C5%9Ftirilmesi-program%C4%B1.html